Organization Accredited by Joint Commission International

Kavacık Hastanesi

Kavacık Hastanesi

Hastane Hakkında

İki Kıtanın Sağlık Yüzü

Özel Medistate Kavacık Hastanesi, bütüncül kalite ve hizmet anlayışı ile etik ilkelerden ödün vermeden, alanlarında uzman hekimleri ve sağlık çalışanları ile güncel, koruyucu ve iyileştirici sağlık hizmeti sunarak tıbbın gelişimine katkıda bulunmayı ilke edinmiştir.Sağlıkta profesyonel yaklaşımı ve ileri teknolojisiyle sektöründe çıtasını sürekli yükselten Medistate Kavacık Hastanesi, hem Avrupa hem de Anadolu yakasında yaşayanlara sunduğu kaliteli sağlık hizmetleri ile iki kıtayı sağlıkla buluşturuyor.İstanbul’un en önemli merkezlerinden biri olan Kavacık'ta konumlanan Medistate Kavacık Hastanesi, Levent'e 8 km, Ataşehir'e 12 km mesafedeki ulaşım kolaylığı sayesinde, ihtiyacı olan herkese kaliteli sağlık hizmeti sunuyor.17 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulan Medistate Kavacık Hastanesi, 120 yatak kapasitesi ile profesyonel sağlık kadrosu ve son teknolojik donanıma sahip 14 yenidoğan, 12 erişkin, 4 koroner ve 5 kalp damar cerrahisi yoğun bakım üniteleriyle Beykoz Kavacık’ta hizmet veriyor.Özel hastaneler arasında en büyük acil servise sahip olan Medistate Kavacık Hastanesi, bilimsel ve son teknolojiye sahip altyapısı, uzman hekim kadrosu, doğru tanı ve hizmet anlayışını destekleyen etik bilimsel kurulu ile hasta sağlığı için en doğru kararın alınabilmesi adına yurt dışındaki uzman hekimler ile hasta rapor ve durumlarının paylaşıldığı online sisteme sahiptir.Sağlıklı ve mutlu bir yaşam için ne gerekiyorsa, Medistate Kavacık Hastanesi’nde...

7 Gün 24 Saat
Hizmet

Uzman hekim kadrosu ve deneyimli sağlık personeli ile Kartal bölgesinde 7/24 kesintisiz sağlık hizmeti veriyor.

Akıllı Bina
Teknolojisi

Modern sağlık hizmetlerini akıllı bina teknolojisiyle birleştirerek, hastalarına güvenli ve konforlu bir ortam sağlıyor.

Teknolojik
İmkanlar

Modüler ameliyathaneleriyle öne çıkan hastanede, kullanılan tüm görüntüleme alt yapısı yüksek kaliteli, hızlı ve güvenli teşhis süreci sağlıyor.

Tüp Bebek Tedavisi

Doğal yollarla gebelik elde edemeyen çiftlere uygulanan en etkili yardımcı üreme yöntemlerinden biridir.

Kavacık Hastanesi

17.000 m² Kapalı Alan

17 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulan Medistate Kavacık Hastanesi, 120 yatak kapasitesi ile profesyonel sağlık kadrosu ve son teknolojik donanıma sahip 14 yenidoğan, 12 erişkin, 4 koroner ve 5 kalp damar cerrahisi yoğun bakım üniteleriyle Beykoz Kavacık’ta hizmet veriyor.

Kavacık Hastanesi

Alanlarında Uzman Hekimleri ve Sağlık Çalışanları

Alanlarında uzman hekimleri ve sağlık çalışanları ile güncel, koruyucu ve iyileştirici sağlık hizmeti sunarak tıbbın gelişimine katkıda bulunmayı ilke edinmiştir.Sağlıkta profesyonel yaklaşımı ve ileri teknolojisiyle sektöründe çıtasını sürekli yükselten Medistate Kavacık Hastanesi, hem Avrupa hem de Anadolu yakasında yaşayanlara sunduğu kaliteli sağlık hizmetleri ile iki kıtayı sağlıkla buluşturuyor.

Kavacık Hastanesi

Tüp Bebek Tedavisi

Tüp bebek, doğal yolla gebelik elde edilemediğinde sperm ve yumurtanın laboratuvar ortamında döllendirilmesiyle uygulanan bir yardımcı üreme yöntemidir. Gelişen teknoloji sayesinde başarı oranları her geçen gün artmakta ve birçok aile bebek sahibi olma hayaline kavuşmaktadır.

Kavacık Hastanesi

Robotik Cihazlar

İleri sağlık hizmetleri ile en üst düzeyde tedavi imkanı sağlamaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok alanda kullanılmaya başlayan, insan hareketlerini taklit edebilen ve karmaşık görevleri hassas bir şekilde yerine getiren akıllı sistemlerdir.

17.000
Kapalı Alan
120
Yatak Kapasitesi
8
Ameliyathane
14
Yoğun Bakım Yatağı

Galeri

Tanıtım Videosu

Şimdi İzleyin

Öne Çıkan Hizmetler

Beslenme ve Diyetetik
Anesteziyoloji ve Reanimasyon
Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi
Check Up
Enfeksiyon Hastalıkları
Göğüs Hastalıkları
Homeopati
Ortopedi ve Travmatoloji

Özel Medistate Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü olarak bilimsel veriler ışığında sağlıklı bir beslenme bilinci oluşturma hedefi ile çalışmaktayız. Hastanemizde poliklinik ve klinik alanlarda hizmet vermekteyiz. Hastalıkların tedavi aşamasında başarılı bir beslenme programı oluşturmak hastalığın seyrini ve iyileşme dönemini olumlu yönde etkileyebilir. Bu nedenle klinik servisi olarak hastanemizde yatan hastalarımıza hekim – hemşire ve diyetisyen olarak multidisipliner bir yaklaşım ile tedavi uyguluyoruz. Hastalarımızın alması gereken diyet hastalığına uyumlu olarak belirlendikten sonra periyodik uygulanan vizitler ile hastalara diyeti hakkında bilgi veriyoruz.

Poliklinik servisinde başvuran kilo almak veya kilo vermek ya da sağlıklı bir beslenme eğitimi almak isteyen bireyleri öncelikle özel bir tartı ile tartarak kas, yağ ve su oranını ve bunların vücuttaki dağılımlarını aynı zamanda bazal metabolizma hızlarını öğreniyoruz. Elde ettiğimiz bu veriler doğrultusunda eğer kişinin herhangi bir metabolik hastalığı yok ise kişisel özelliklerine uygun bir zayıflama veya kilo alma programı oluşturarak haftalık kilo kontrollerini yapıyoruz. Ayrıca sağlıklı beslenme eğitimi veriyoruz. Herhangi bir metabolik hastalığı var ise gerekli doktor yönlendirmesini yaparak, hastalığının gerektirdiği kuralları da dikkate alarak bir program oluşturuyoruz.

Cerrahinin Olmazsa Olmazı: Anestezi

Anestezi, cerrahi işlemler veya tanısal girişimler sırasında kişinin ağrı duygusunun ve yerine göre bilincinin ortadan kaldırılmasını sağlayan, hastanın hayati fonksiyonlarını ön planda tutarak cerrahi işlemi emniyet altında tutan tıbbi uygulamaları kapsıyor.

Cerrahi alanlarda yaşanan ilerlemeler bugün tıp dünyasındaki en önemli gelişmelerin başında geliyor. Eskiden cesaret bile edilemeyen birçok girişim, gerek teknolojik altyapıdaki ilerlemeler, gerekse bilimsel bilgi birikimiyle birlikte kolaylıkla yapılabilir hale geldi. Ancak bu oyunda vazgeçilmez ve bir o kadar da önemli gizli kalmış bir oyuncu var: Anestezi! Herkes tarafından kabul gören bir gerçek var ki; bugün anestezi olmasaydı cerrahi de olamazdı.

Dünyada genel anestezinin gelişmeye başlaması 1970’lerin sonlarına rastlıyor. Bu tarihten önceleri genel anestezide ölüm oranları yüksekti. Çünkü o tarihten önce kullanılan ilaçlar ve anestezi için kullanılan teknik donanım yetersizdi. Bunun yanında anestezi işlemi boyunca hastanın tüm yaşamsal fonksiyonlarının takip edilmesini gerektiren gelişmiş cihazlar da yoktu. Bugün anestezi yöntemlerindeki çeşitlilik ve anestezi eğitimi konusunda yeterli uzman doktor sayısındaki artış ve uygulanmasıyla ilgili getirilen kurallarla beraber, hata ve ölüm oranları en aza indirildi.

Anestezi uzmanı eğitimi ve teknolojideki gelişmeler arttıkça ameliyatlardaki çeşitlilik ve sınırları zorlayan ameliyatlar yapılır hale geldi. Cerrahi zorluklar aşılmaya başladıkça anesteziden beklentiler arttı, anestezi de kendini giderek geliştirmek durumunda kaldı.

Anestezi uzmanının görevi nerede başlar, nerede biter?

Anestezi uzmanının görevi sanıldığı gibi sadece ameliyatla sınırlı kalmaz. Tanısal radyoloji işlemlerine varıncaya dek anestezi uygulama alanlarının kapsamı geniş ve çeşitlidir. Tıpta yaşanılan gelişmelerle birlikte artık uzmanlar rahatlıkla ‘anestezi alamayacak hasta yoktur’ diyebiliyor ve cerrahiye olanak sağlanabiliyor.

Ameliyata karar verilip, hasta anestezi hekimine yönlendirildiği andan itibaren uzmanın görevi başlar. Hastasını muayene edip tetkik ve değerlendirmelerini yapar. İhtiyaç halinde diğer hekimlerle görüş alışverişi yaparak hastayı cerrahi işleme ve anesteziye hazırlar.

Anestezi uzmanı hastanın ve yapılacak ameliyatın özelliklerine göre, hasta ve cerrahın isteklerini de göz önünde tutarak en uygun anestezi yöntemini belirler. Gereken hazırlıkları yapar ve ameliyat sırasında tüm güvenlik önlemlerini alarak hastaya anestezi uygular. Cerrahi girişim süresince hastanın hayati fonksiyonlarını (kalp, akciğer, beyin, böbrek gibi) takip eder ve hastanın ihtiyacı olan ilaç, sıvı, kan vb. kayıplarını yerine koyar, ameliyat masasında ısınmasını sağlar. Ameliyat sonunda anestezinin etkileri ortadan kalkıncaya dek sorumlulukları devam eder.

Ameliyat öncesi hastanın korku ve heyecanını gidermek için, hasta ve yakınlarının bilgisinde, ameliyathaneye götürmeden önce odasında damarından sakinleştirici ilacın yapılmasını (çocuklarda meyve suyuna karıştırılarak içirilmesini) organize eder. Böylece hastanın ameliyat öncesi rahatlık hissi ve hafif uyku moduna girmesi sağlanırken, ameliyathaneye geldiği dönemi de unutmasına da yardımcı olunur.

Epidural ve spinal anestezi arasındaki fark nedir? Nasıl uygulanır?

Bel omurları arasından özel bir iğne ile epidural boşluğa veya çok daha ince bir iğne yardımıyla bir sonraki boşluğa (spinal aralık) girilerek lokal anestezik ilaç uygulama işlemidir. Uygulandığı yere göre isimlendirilir. Bel ve aşağı bölgelerdeki cerrahi işlemler için uygulanırlar. Spinal anestezide 4-6 saat süren bacaklardaki hareketsizlik, epiduralde ise hafif uyuşukluk şeklindedir. Spinal anestezide ilacın etkisi bacaklardaki hareketsizliğin ortadan kalkmasıyla biter. Epiduralde ise kateter yerleştirildiğinden dolayı kateterden ilaç verildiği sürece etki devam eder. Spinal anestezide; baş ağrısı ihtimali az da olsa mevcuttur. (yüzde15-20) Epidural anestezi uygulaması dikkat edilerek yapıldığında baş ağrısı ihtimali yoka yakındır ve gençlerde daha sık görülür.

Spinal anesteziye bağlı baş ağrısı şikayeti bol sıvı alımı ve ağrı kesici ilaçlarla maksimum bir haftada iz bırakmadan geçer. Her ikisinde de dokunma hissi kaybolmaz ama acı hissetmezsiniz. Spinal anestezide kas gevşemesi daha iyi olup karın içi cerrahiler, kalça ve diz ameliyatlarında tercih edilir. Günümüzde hem cerrahi kas gevşemesini yeterli sağlamak, hem de baş ağrısı ihtimalini ortadan kaldırmak için kombine epidural anestezi yöntemi tercih edilmekte olup, tek başına epidural veya spinal anesteziye üstünlükleri vardır.

Ameliyat öncesi anestezi uzmanı hasta ile neden görüşüyor?

Hastanın anestezi muayenesi ve değerlendirilmesi sırasında bilgilendirilmesi yapılarak onamları alınır. Ameliyat öncesi sorularına yanıt almış, bilgilenmiş hastanın endişe ve heyecanı önemli ölçüde giderilmiş olur.

Bazı konularda hastaya yapılacak bilgilendirme ve uyarılar ise hayati önem taşır. Örneğin hastanın açlık süresi. Bu konuda bilgilendirme yeterli ve doğru bir şekilde yapılmazsa hastada anestezi uygulaması sırasında hayati sorunlarla karşılaşılabilir. Gerek bu ve diğer bilgilendirmeler, gerekse tetkik ve muayeneler doğru yapıldığı takdirde anestezinin güvenilirliği de son derece yüksektir.

Hangi Yöntemler Uygulanabiliyor?

Uygulanan anestezi yöntemleri genel ve bölgesel olmak üzere ikiyi ayrılır. Genel anestezi, ağrı duygusuyla birlikte, bilinç düzeyi tamamen ortadan kalkacak şekilde yapılan anestezi işlemidir. Genel anestezisinin bir alt yöntemi ise sedasyon olarak tanımladığımız yöntemdir. Burada hasta, yapılan işlemin ağırlık derecesine göre yarı bilinçli ya da tamamen bilinçsizdir, ağrı duygusunu hiç hissetmez ya da çok az miktarda hisseder. Örneğin; ağrı nedeniyle hareketsiz duramayan kişilerde, kapalı alan korkusu olanlarda, çocuklarda MR çekimi esnasında hareketsiz kalması istendiğinde çok hafif dokunuşla uyandırılacak derinlikte sedasyon tarzında anestezi uygulanabilir.

Uyanma dakikalar içinde hemen gerçekleşir. Bölgesel anestezi ise yaşamsal fonksiyonlarda değişiklik yapmadan cerrahi işlemin yaratacağı ağrıyı yaşamamanızı ve yapılanları acı olarak hissedilmemesini sağlarken bilincinizin açık olduğu anestezi uygulamalarını kapsar. Bölgesel anestezinin seçimi cerrahi alanın yeri ve niteliğine göre değişir; spinal anestezi, epidural anestezi ve bölgesel sinir blokları gibi. Genellikle bu sırada yapılan işlemlerin sesini duymamanız ve heyecanınızı azaltmak için damarınızdan hafif etkili bir uyku ilacı verilir. Operasyon bittiğinde lokal anestezinin etkisi devam ettiğinden dolayı ağrısız ve uyku ilacının etkisinden dolayı da işlemi hatırlamayacak şekilde tatlı bir rehavet içinde olursunuz.

Ameliyat Sonrası Anestezi Uzmanının Görevi

Ameliyat ve anestezi süreçlerinin tümünde hastanın hayati fonksiyonlarının kontrol ve devamlılığı anestezi uzmanlarının sorumluluğundadır.

Anestezi uzmanı ameliyat hastasını ameliyathane salonlarının hemen yanında bulunan derlenme (uyanma) odasında takip ve tedavilerini sürdürür. Hastasının ağrısının giderilmesinden ısıtılmasına, bulantısının giderilmesinden tansiyon ve solunumunun normale döndürülmesine kadar hastayı yakından takip eder.Bilinci açık, uyanık halde ameliyathane kapısında servis hemşiresine teslimine kadar ilgilenir.

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, yoğun bakım ihtiyacı olan tüm bebeklere gerekli desteği sağlamaktadır. Güncel bilgiler ışığında, modern tıbbi donanımıyla bebekleri kısa sürede ailelerine kavuşturmakta, ailelerin bilgilendirilmesinde ve eğitiminde gerekli kaynakları sağlamaktadır.

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, 24’üncü gebelik haftasından itibaren erken doğum, çoğul gebelik, şeker hastalığı annelerin bebeği, iri bebek, anne karnında mekonyum yutmuş bebek, zor doğum sonucu oluşan beyin ve diğer organ hasarı gibi yüksek risk taşıyan bebeklere gelişmiş düzeyde bakım sağlamaktadır. Küçük hastalarına gerekli olan tüm tıbbi hizmetleri sunan Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi, hastanenin yanı sıra Türkiye’de ve komşu ülkelerde yoğun bakım ihtiyacı duyan tüm yeni doğan bebeklere sağlık hizmeti sağlamaktadır.

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde; solunum desteği (ventilatör tedavisi), kan değişimi, fototerapi (ışık tedavisi), perkütan katater uygulamaları (kol ve bacakta yer alan ince damarlardan kalbe uzanan ince damar yolu), total parenteral nutrisyon (tamamen damar yolu ile beslenme) uygulamaları, toraks tüpü takılması (akciğer hava kaçağı tedavisi), invaziv kan basıncı monitörizasyonu (el değmeden göbek damarından tansiyon ölçümü), hasta başı EEG (beyin elektrosu), hasta başı EKO (Kalp ultrasonu), hasta başı USG (beyin ve diğer iç organların değerlendirilmesi için ultrason), retinopati muayenesi (erken doğan bebeklerin göz muayeneleri) de yapılmaktadır. Ünite; Çocuk Cerrahisi, Çocuk Nörolojisi, Çocuk Kardiyolojisi, Çocuk Gastroenterolojisi, Çocuk Metabolizma ve Endokrinolojisi’nden 24 saat destek almaktadır.

“Genel ve kapsamlı sağlık taraması” olarak tanımlanmasının sebebi de tam olarak bu. Çünkü bazı hastalıklar sessiz ilerliyor; ne ağrı yapıyor ne de günlük hayatı hemen etkiliyor. Fark edilmediklerinde ise iş işten geçmiş olabiliyor.Kendi adıma söyleyebilirim ki, herhangi bir şikâyetim yokken yaptırdığım bir check up sırasında fark edilen küçük bir değer değişikliği, ileride yaşanabilecek daha büyük bir sorunun önüne geçti.

O an anlıyorsunuz ki, kendinizi iyi hissetmeniz her zaman her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmiyor.Bu yüzden uzmanlar, “Bir şeyin yoksa bile” yılda en az bir kez check up yaptırmayı öneriyor. Amaç hastalık aramak değil; tam tersine, henüz ortada bir sorun yokken kontrolü ele almak. Düzenli yapılan bu taramalar, erken tanı sayesinde tedaviyi kolaylaştırıyor ve insanın içini de rahatlatıyor.Kısacası check up, sadece bir sağlık kontrolü değil; kendinize ayırdığınız bilinçli bir mola gibi. Vücudunuzu dinlemenin ve geleceğe yatırım yapmanın en pratik yollarından biri.

Check Up ile neler tetkik edilir?

  • Yapılacak olan Check Up’ın kapsamına göre,
  • Branş muayeneleri,
  • Laboratuvar tetkikleri,
  • Radyoloji tetkikleri yapılır
  • Kapsamlı sağlık bilgilerinin alındığı dahiliye muayenesinden geçirilir.
  • Elde edilen tıbbi süreç ve sonuçlar değerlendirilir.

Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü, bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi gözle görülmeyen ama etkisi büyük olan mikroorganizmaların yol açtığı hastalıklarla ilgilenir. Bu tür hastalıklarda tek bir bakış açısı çoğu zaman yeterli olmaz. Bu nedenle tanı ve tedavi süreci, farklı branşların birlikte değerlendirme yaptığı multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür.Kendi deneyimlerimden bildiğim kadarıyla, enfeksiyon hastalıklarında doğru tanı kadar sürecin yakından takip edilmesi de büyük önem taşır. Özellikle tedavinin seyrini izlemek ve gerektiğinde hızlı müdahale edebilmek, iyileşme sürecini doğrudan etkiler.

Enfeksiyon Hastalıkları Birimi; ayaktan ve yatarak hasta takibi, hastane enfeksiyonlarının kontrolü, seyahatle ilişkili hastalıkların değerlendirilmesi ve erişkin aşılama gibi pek çok alanda hizmet sunar. Tüm bu süreçler, alanında deneyimli bir ekip tarafından titizlikle yürütülür.Kısacası bölüm, sadece mevcut enfeksiyonu tedavi etmeyi değil; koruyucu hekimliği de merkeze alan, kapsamlı ve bütüncül bir anlayışla hastalarına destek olmayı hedefler.

Göğüs hastalıkları, solunum yollarını ve akciğerleri ilgilendiren tüm hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenen geniş bir tıp alanıdır. Nefes darlığından uzun süren öksürüklere, basit bir enfeksiyondan ciddi akciğer hastalıklarına kadar pek çok tablo bu bölümün çalışma alanına girer.Özel Medistate Kavacık Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü’nde, modern tıbbın sunduğu güncel imkânlar deneyimli bir sağlık ekibiyle bir araya getirilir. Tanı ve tedavi süreci yalnızca mevcut hastalığa odaklanmakla sınırlı kalmaz; koruyucu hekimlik anlayışı da sürecin önemli bir parçası olarak ele alınır.

Güncel tanı-tetkik yöntemleri ve gelişmiş radyolojik görüntüleme olanakları, doğru ve hızlı değerlendirme yapılmasına olanak sağlar.Bölümümüzde tanı ve takibi yapılan başlıca akciğer ve solunum yolu hastalıkları arasında; Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) ve buna eşlik eden kronik bronşit ile amfizem, alerjik astım, akciğer kanseri ve pnömoni olarak bilinen her türlü akciğer enfeksiyonu yer alır. Akut ve kronik solunum yetmezliği, tüberküloz (verem), bronşektazi ve sarkoidoz da düzenli izlem gerektiren önemli hastalıklar arasındadır.Bunun yanı sıra, interstisyel akciğer hastalıkları önemli bir yer tutar.

Nedeni çoğu zaman bilinmeyen idiyopatik pulmoner fibrozis başta olmak üzere, özellikle kemoterapi ilaçları gibi bazı ilaçlara bağlı gelişebilen akut ve kronik akciğer hasarları bu grup içinde değerlendirilir. Akciğer zarını ilgilendiren plevral hastalıklar, plevral efüzyon (akciğer zarları arasında sıvı birikmesi) ve mezotelyoma gibi özel takip gerektiren durumlar da bölümün ilgi alanındadır.

Uykuya bağlı solunum bozuklukları, özellikle uyku apne sendromu (OSAS), akciğer damarlarına pıhtı atması olarak bilinen pulmoner tromboemboli ile çevresel ve mesleki akciğer hastalıkları da kapsamlı şekilde ele alınır.Göğüs Hastalıkları Bölümü, yalnızca hastalıkların tedavisine değil, önlenmesine de önem verir. Sigara bırakma konusunda medikal destek ve düzenli takip sağlanır. Sigara kullanımı ve aile öyküsü nedeniyle akciğer kanseri riski taşıyan bireylerde risk değerlendirmesi yapılır, kişiye özel tarama ve izlem programları oluşturulur. Ayrıca yaşlı bireylerde ve kronik hastalığı olan kişilerde akciğer enfeksiyonu riskini azaltmaya yönelik koruyucu yaklaşımlar planlanır.Kısacası bölümümüz, solunum sağlığını bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak, hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedefler.

Canlının doğal iyileşme gücünü aktive etmeye yönelik; benzerlik prensibine dayalı, doğal, yan etkisiz, bireysel yaklaşımın ön planda olduğu bütüncül ve enerjetik bir tedavi yöntemidir. Homeopatik tedavide hastalık değil, hasta tedavi edilir. Tedavi için kullanılan doğal maddelere, remedi adı verilir. İlk olarak Hipokrat döneminde tanımlanmış olan, ’Benzer benzeri iyileştirir’’ prensibi, Alman Doktor Samuel Hahnemann tarafından geliştirilerek 1796 yılında Homeopatik Tedavi tanımı yapılmıştır. Tanımı açacak olursak:

Benzerlik Prensibi: Sağlıklı insana verildiğinde hastalık belirtileri oluşturan bir madde, bu belirtilerin mevcut olduğu hasta bireye verildiğinde onu tedavi eder. Hastadaki bulgularla, remedi bulguları olabildiğince benzer olmalıdır. Örneğin ; Soğan, vücuda alındıktan sonra, gözlerde yanma ve sulanma yapar. Bu bulguların olduğu hastaya; soğandan hazırlanmış remedi verildiğinde ise, bu bulgular geriler.

Doğal tedavi: Homeopatik tedavide kullanılan remedi kaynakları, tamamen doğal maddelerdir. Doğadaki bitki,. mineral, hayvansal dokular, ana kaynaklardır. %60 oranında bitkisel kaynaklar oluşturur.

Yan etkisiz: Doğal olsa da, maddelerin vücuda alınınca yan etkileri olabilmektedir. Homeopatik tedavinin güvenliği, doğadan elde edilen maddelerin çok seyreltilmesi neticesi oluşur. Seyreltilme oranı; minimal düzeyde madde miktarından, hiç madde kalmayana dek değişir. Madde azaltılırken, maddenin bilgisi suya yüklenmiş olur. Dinamik (enerjetik) düzeydeki yaşam gücüne, yine dinamik bir güçle(remedi) müdahale edilir.

Bireysel yaklaşım: Hastalık yoktur, hasta vardır prensibine dayanır. Örneğin; baş ağrısı, için tüm hastalara aynı ilaç verilerek tedavi edilmez. Kişi özel olarak değerlendirilerek remedisi seçilir.

Bütüncül yaklaşım: Hastanın tek bulgusu ile değil; fiziksel, duygusal, zihinsel tüm bulguları değerlendirilerek remedi seçilir. Bunun için, hastanın kendi hayat hikayesi ve ailesine ait tüm bilgilerin de alındığı detaylı bir görüşme yapılır.

Homeopati Genel Başvuru Şikayetleri:

Akut ve kronik şikayetler olarak ikiye ayırabiliriz:
  • Akut şikayetler; Genel yorgunluk, ateş, öksürük, panik atak, anksiyete, kesi gibi yaralanmalar, vb.

  • Kronik şikayetler; obsesyon adını verdiğimiz takıntı durumları, uykusuzluk, dikkat dağınıklığı, depresyon, kas-eklem ağrıları, cinsel sorunlar, hipertansiyon, diyabet, özgüven eksikliği, hiperaktivite, obezite, vb. En sık karşılaştıklarımız örnekler.


Kişiye Özel Remedi Seçimi:

Kişinin rahatsızlık duyduğu temel şikayeti esas alınarak; eşlik eden tüm fiziksel, duygusal, zihinsel bulguları dikkate alınır. Şikayetlerin tüm özellikleri ( rahatlatan ve kötüleştiren etmenler, zaman etkileşimi, taraf bulguları, vücuda yayılımı, eşlik eden başka bulgular) değerlendirilir. Bireysel ve aile öyküsü detaylı öğrenilir. Bu bilgiler; homeopatik değerlendirmede kullanılan, rubrik adını verdiğimiz ifade diline çevrilir. Bütün rubriklerin toplamı, bizi gerekli olan remediye ulaştırır.

Homeopatinin Yan Etkisi Var Mıdır? İyileşme Nasıl Oluyor?

Yan etki: Madde kalmayana dek seyreltme işlemi uygulandığı için; doğru remedi seçilip, uygun güçte(homeopatik doz ifadesi) ve doğru aralıklarla verildiğinde yan etki ve hayati tehlike oluşturmaz. Ancak doğru remedi seçilmemişse, alımdan sonra kısa süreli remedinin kendine ait bulgular belirebilir. Bu durum geçicidir, remedi alımı durduğunda kesilir. Ya da, ihtiyaç olandan daha yüksek güçte ve sıklıkta  remedi verilmişse, mevcut bulguların şiddetinde artma olabilir. Remedi kesilince gerileme olsa da, bu durum önemlidir. Çünkü, yaşam gücünün kaldıramayacağı güçte verildiyse, vücudu sarsar ve daha hasta duruma geçebilir kişi.

İyileşme durumu: Homeopatik iyileşmenin, ’’Hering’in İyileşme Kuralları’’ adı da verilen bir sıralaması vardır. Buna göre iyileşme; 

Sondan başa: En son olan şikayet, önce iyileşir. Örneğin; en son, yakınını kaybettiği için oluşan mutsuzluk durumu ve beraberinde kol ağrısı şikayeti olan bir kişide; tedavi sonrası önce mutsuzluk hali iyileşir. Sonrasında , daha önceden oluşmuş olan kol ağrısı geriler.

Yukarıdan aşağıya: Baştaki şikayet önce, ayaktaki en son iyileşir. Baş ağrısı, diz ağrısından önce iyileşir.

İçten dışa: En derin zihin, sonra duygusal ve en dış olarak da cilt bulguları iyileşir. Yani önce uyku, depresyon ,en son egzama iyileşir.

Hayati önem taşıyan organlar önce iyileşir. Örneğin, kalp hayati organdır.

Tekli organlar önce iyileşir. Kalp, karaciğer gibi.

Homeopati Tedavisi Sırasında Kişi Ne Hisseder?

Doğru remedi, doğru güçte verilmişse hasta kısa sürede yumuşak bir iyileşme fazına geçer.  İyileşme o kadar yumuşaktır ki, kişi değişimin farkına varamaz. Hatta kontrole geldiğinde; ne değişti diye sorulduğunda, bir değişiklik yok diyebilir. Fakat hastadan alınan detaylı anamnezde her bulguya verilen sayısal puanlama üzerinden kıyaslama yapıldığı için, değişim kolayca anlaşılır. Örneğin; baş ağrısı şikayetinin derecesi ve sıklığı puanlanır. Kontrolde derece ve sıklığı sorulunca, fark anlaşılır.

Doğru remedi, fakat gücü yetersizse; kısa süreli iyileşme olur, fakat bir süre sonra durur.

Yanlış remedi ise, kişide önceden hiç olmayan yeni bulgu (remedi bulguları) oluşur. Geçicidir.

Yanlış remedi , gereğinden yüksek güçte ve fazla tekrarlanmışsa kişi sarsılabilir. Yaşam gücünün seviyesine bağlı olarak durum değişir.

Homeopati Tedavisi Kimlere Uygulanır? Kimlere Uygulanmaz? Sakıncası Var Mı?

Homeopatik tedavi her yaşta(bebekler dahil), her cinste, hamilelikte, her tür klinik durumda  ( kanser dahil) tek başına ya da mevcut klasik tedaviyle birlikte uygulanabilir. İnsanların dışında , hayvanlar ve bitkilere de uygulanmaktadır. Homeopatik tedavi; hastayı zorla ikna ederek ya da cerrahi müdahale edilmesi gereken durumlar yerine uygulanılamaz. Olması gereken; hasta kendi rızasıyla tedaviyi talep edip, uyumu sağlamalı. Cerrahi gerektiren durumlarda, mutlaka işlem gerçekleştirilmeli, homeopatik tedavi de beraberinde kullanılmalıdır.

Sakıncası: Belirtilen koşullarda sakıncası yoktur.

Homeopati Ve Klasik Tıp(Allopatik) Farkları?

Homeopatik tedavide benzerlik prensibi uygulanır. Kalıcı, bütüncül iyileşme olur. Allopatik tıpta zıtlık prensibi uygulanır. Bulgu ters etkili ( ağrı kesici, ateş düşürücü) ilaçla baskılanır. İlaç kesilince bulgu tekrar belirir.

Homeopatik remedilerin özellikleri; tamamen sağlıklı, gönüllü insanlarda yapılan proving adı verilen çalışmalar neticesi belirlenir. Allopatik ilaçlarda, insan yapısından farklı olan hayvan deneyleri kullanılır.

Homeopatik tedavide kişiye( hastaya) özel remedi seçilir. Allopatik tıpta, hastalığa göre ilaç seçilir. Örneğin, migren için farklı hastalara aynı ilaç verilir.

Homeopatik tedavide remediye bağımlılık oluşmaz. İyileşme olunca, remedi kesilir. Kalıcı iyileşme olur. Allopatik tıp ilaçlarına bağımlılık oluşabilir. İlaç kesilince, bulgular tekrar belirir. Ömür boyu kullanmak gerekebilir.

Homeopatik remediler; prensiplere uygun verildiği taktirde,  yan etkisi ve başka maddelerle etkileşimi yoktur, toksisitesi yoktur, güvenlidir. Allopatik tıp ilaçlarında ise, madde etkileşimleri, toksisite tehlikesi ve hayati tehlike riski olabilir.

Homeopatik tedavi ile, hasta hem iyileşir hem de sonradan oluşabilecek yeni hastalıkların önüne geçilmiş olur. Tedavi yanında , koruyucu özelliği mevcuttur.

Homeopati İle Kronik Hastalıklar İyileşebiliyor Mu?

Evet. Kişinin mevcut yaşam gücü, hastalığın süresi ve derinliği dikkate alınarak, iyileşme derecesi ve süresi hakkında değerlendirilme yapılıp, hasta bilgilendirilir. Kronik ilaç kullanırken, iyileşme neticesi bu ilaçlara gerek kalmayan hasta sayıları çoktur. Önemli olan ;mevcut hastalık durumu kronikleşme sürecine girmeden, bütüncül ve doğru tedavi yaklaşımının uygulanmasıdır. Hastalık süresi arttıkça, vücudun gördüğü tahribat ta dereceli olarak artmaktadır.

Günümüzde Homeopati Hakkında Bilinen Yanlışlar Nelerdir?

[ Bilimsel değildir. ]

Bu yaklaşımda, seyreltme işlemi hedef alınmaktadır. En büyük eleştiriye kaynak teşkil eden bu durum, homeopatinin bilimselliğinin en büyük ve en güçlü kanıtıdır. Çünkü kuantum fiziği ile açıklanabilen, atom altı parçacıkları ve enerji (frekans) bilgisi ön plandadır. Nitekim, klasik tıpta da artık ilaçlar nanoteknolojik ( çok küçük moleküllerden oluşan) hazırlanma ve kişiye özel doz belirlenme yönünde bir değişime doğru gitmektedir.

[ Alternatif tedavidir. ]

Homeopati günümüz allopatik tedaviden daha eski bir tedavi yöntemidir.

[ Kanıta dayalı değildir. ]

200 yılı aşkın süredir dünyada aktif kullanılan, akut hastalıklardan kanser dahil kronik hastalıklarda sayısız kanıt ve bu yönde sayısız bilimsel yayınlar oluşturulmuştur.

[ Aktif kullanılmıyor. ]

Dünya Sağlık Örgütü ‘nün onayladığı ikinci tedavi yöntemidir. Avrupa ‘ da  %70 yaygındır. Dünyada çok ülkede aktif kullanılmakta, resmi sağlık sigortaları karşılamaktadır. Homeopati hastaneleri, okulları yüzyılı aşkın süredir hizmet vermekte. Türkiye, Irak, Suriye homeopatinin en geç bilindiği ülkeler. Ülkemizde 2014 yılından itibaren Sağlık Bakanlığı’nın onayı ile başlatılan eğitimler ve aktif uygulamalar ile hızla yayılmaktadır.

[ Plasebodur. ]

Tedavide detaylı görüşme yapıldığı için, psikolojik telkin olarak algılanabilir. Ayrıca iyileşme , yumuşak bir şekilde gerçekleştiğinden; hasta bunu plasebo gibi algılayabilir. Plasebo olmadığının kanıtları; tedavi olduğunun bilincinde olmayan, bebekler, Ayrıca belirtildiği üzere; yanlış remedi verildiğinde, hastada o remedinin bulguların gözlenmesi çok önemli bir kanıt bulgudur.

Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü kas-iskelet sistemi ile ilgili tüm hastalıkların tanı ve tedavisini uzman hekimler eşliğinde multidisipliner bir yaklaşımla sunmaktadır.

Tüm dalları ile de hizmet veren Ortopedi ve Travmatoloji bölümü her türlü ameliyathane koşullarına ve teknolojik imkanlara sahiptir.

Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’ nde verilen başlıca hizmetler şunlardır; Ortopedik Travma Cerrahisi, Spor Travmatolojisi, Protez Cerrahisi, Ortopedik Onkoloji, Çocuk ortopedi ve Travmatolojisi, El Cerrahisi ve Mikrocerrahi, Boy Uzatma ve Bacak Eşitsizlikleri, Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi, Artroskopik Cerrahi, Omuz Cerrahisi, Omurga Cerrahisi, Kalça Eklemi.

Medistate Kavacık Hastanesi Doktorları

Prof. Dr. Adil Baykan Genel Cerrahi, Onkolojik Cerrahi

Prof. Dr. Adil Baykan

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Prof. Dr. Ahmet Burak Toros Gastroenteroloji, İç Hastalıkları

Prof. Dr. Ahmet Burak Toros

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Op. Dr. Ahmet Refik Turgut Kalp ve Damar Cerrahisi

Op. Dr. Ahmet Refik Turgut

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Prof. Dr. Ahmet Semih Tuğrul Kadın Hastalıkları ve Doğum, Yüksek Riskli Gebelik ve Perinatoloji

Prof. Dr. Ahmet Semih Tuğrul

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Dt. Ali Gül Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği

Dt. Ali Gül

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Uzm. Dr. Alper Demirci Radyoloji

Uzm. Dr. Alper Demirci

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Uzm. Dr. Alper ORHON Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları

Uzm. Dr. Alper ORHON

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Uzm. Dr. Aygül Uluocak Biyokimya ve Klinik Biyokimya, Homeopati

Uzm. Dr. Aygül Uluocak

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Op. Dr. Ayşe Betül Albayrak Denizli Kadın Hastalıkları ve Doğum

Op. Dr. Ayşe Betül Albayrak Denizli

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Prof. Dr. Betül Tavil Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi

Prof. Dr. Betül Tavil

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Dyt. Büşra Sarı Beslenme ve Diyetetik

Dyt. Büşra Sarı

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Dr. Celal Güloğlu Acil Servis ve Ambulans Hizmetleri

Dr. Celal Güloğlu

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Uzm. Dt. Dilek Kiper Atalay Tıbbi birim girişi yapılmamış doktor.

Uzm. Dt. Dilek Kiper Atalay

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Klinik Psikolog. Didem Gürbey Psikoloji

Klinik Psikolog. Didem Gürbey

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Uzm. Dr. Ebru İkizler Dermatoloji

Uzm. Dr. Ebru İkizler

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Prof. Dr. Emin Ersoy Genel Cerrahi

Prof. Dr. Emin Ersoy

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Prof. Dr. Erkan Topuz Tıbbi Onkoloji

Prof. Dr. Erkan Topuz

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Dt. Figen Şencan Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği

Dt. Figen Şencan

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Doç.Dr. Görkem Kıyak Ortopedi ve Travmatoloji

Doç.Dr. Görkem Kıyak

Randevu Alın Detaylı Bilgi
Dyt. Gözde Şahin Beslenme ve Diyetetik

Dyt. Gözde Şahin

Randevu Alın Detaylı Bilgi

Teknoloilerimiz

Tıbbi Birimlerimiz

Odalar ve İmkanlar

Medistate Kavacık Hastanesi’nde (Özel sağlık hizmeti sunan hastanenin VIP veya suit odaları) “King Suit” tipi oda, hastanın ve refakatçisinin konforunu artırmak için tasarlanmış standard odadan daha geniş, daha konforlu bir yatış seçeneğidir.

Medistate Kavacık Hastanesi, İstanbul Kavacık’ta 120 yatak kapasiteli tam donanımlı bir özel hastanedir. Hastanenin odaları; standart (normal) odalar ve suit odalar olmak üzere hasta konforu ve ihtiyaçlar doğrultusunda tasarlanmıştır.

Hasta İşlemleri

1. Yatış İşlemleri

Hastanemize geldiğinizde Hasta Danışmanları tarafından karşılanarak Yatış Koordinasyon Ofisi’ne yönlendirileceksiniz. Hasta Yatış Koordinasyon Yetkilisi tarafından kimlik bilgileriniz ile randevunuz kontrol edildikten sonra yatış işlemleriniz başlatılarak, Yatış Onam ve Taahhütnamesi imzalatılacaktır. Tedaviniz ile ilgili verilen ücret bilgisi doğrultusunda ön avans talep edilecektir. Yatış işlemleriniz tamamlandıktan sonra Hasta Danışmanı eşliğinde yatacağınız servise çıkarılarak oda tanımınız yapılacaktır.

2. Taburculuk Hizmetleri

Hekiminiz, hemşirenize taburculuğunuzu bildirdikten sonra ilk önce Hemşirelik Hizmetleri ve Kat Sekreteri tarafından dosyanızın son kontrolleri yapılarak, Hasta Çıkış Bölümü’ne taburculuk bilgisi verilecektir. Hasta Çıkış Bölümü tarafından nakit ödeme, kurum provizyon işlemleri hızlı şekilde tamamlanarak faturanız hazırlanacaktır. Taburculuk işlemleriniz başlatıldıktan sonra fatura oluşumuna kadar geçen zamanda bir süre beklemeniz gerekebilir.

İşlemleriniz tamamlandıktan sonra Kat Sekreteri ya da Hemşireniz tarafından Taburcu Onay Formu ile birlikte Hasta Çıkış Bölümü’ne yönlendirileceksiniz. Ödemelerinizi gerçekleştirip faturanız kesildikten sonra size teslim edilen Taburcu Onay Formu’nu, Kat Sorumlu Hemşiresi veya Sekreteri’niz teslim alacak, böylece taburculuk işleminiz tamamlanacaktır. Taburculuk süreci tamamlandıktan sonra epikriz raporunuz hekim onaylı olarak kat sekreteriniz tarafından tarafınıza iletilecektir.

3. Ücretlendirme

Yatış öncesi belirtilen tedavi ücretinizi, yatış işlemleri sırasında Yatış Koordinasyon Ofisi’ne ödeyebilirsiniz. Tedavi süreniz boyunca ödemelerle ilgili her türlü bilgiyi Yatış Koordinasyon Ofisi’nden öğrenebilirsiniz. Uzun süreli yatışlardaki tedavi giderleriniz için ara ödeme talep edilecektir. Ödemelerinizi TL, kredi kartı, Amerikan Doları ve Euro bazında gerçekleştirebilirsiniz. Özel Sigortalı hastalarımızın ön onaylarına istinaden işlem yapılıp, taburculuk sırasında rakamsal onay alınarak hastalarımız bilgilendirilecektir. Bu işlem 30 ile 45 dakika sürmektedir.

Hasta ve Refakatçi Desteği

Sağlık kuruluşunda veya evinde tedavisi devam eden ve yakınlarının herhangi bir sebepten dolayı hastaya refakat edemediği durumlarda sağlık personeli veya milli eğitim bakanlığı hasta bakım sertifikasına sahip hasta bakım personeli tarafından saatlik veya günlük verilen refakat hizmetidir. Sağlık personeli ile verilen refakat hizmetlerinde hastanın şeker ve tansiyon takibi ile varsa pansuman gibi basit tıbbi hizmetleri karşılanır.Hasta bakım personeli ile verilen hizmette ise hastaya yatış pozisyonu verilmesi, yemek yedirme, alt alma veya tuvalet desteği gibi tıbbi olmayan bakım hizmetleri sunulmaktadır.

Teknik ve Altyapı Hizmetleri

7/24 teknik servis ve donanım desteği

Gelişmiş görüntüleme ve teşhis teknolojisi

Dijital arşivleme ve iş akış sistemleri

Akıllı bina, merkezi kontrol sistemleri ve sterilizasyon altyapısı

Uluslararası kalite standartlarına uygun altyapı ve dijital paylaşım sistemleri

Genel Hizmetler

Temel Sağlık Hizmetleri

Klinik ve Branş Hizmetleri

Tanı ve Görüntüleme Hizmetleri

Hasta Destek ve Hizmetleri

Uluslararası Hasta Hizmetleri

Ziyaretçi ve refakat hizmetleri

Konfor & Günlük İhtiyaçlar

Oda ve Konaklama Konforu

Yemek ve İçecek Hizmetleri

Ziyaretçi ve Refakatçi Hizmetleri

Günlük İhtiyaçlar ve Ek Hizmetler

Uluslararası Hasta Desteği

Ziyaretçi & Dış Bağlantılar

Hasta İlişkileri

Hemşirelik ve Bakım

Yemek ve Kafeterya Hizmetleri

Taksi ve Ulaşım

Refakatçi Hizmetleri

Tercüman / Yabancı Hasta Desteği

Otopark ve vale hizmeti

Uluslararası Hasta & Diğer Hizmetler