Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi
Hakkında
Hematoloji, kanın ve kemik iliğinin sağlıklı olduğu dönemleri de hastalık sırasında yaşanan değişimleri de birlikte ele alan kapsamlı bir alandır. Yani sadece bir değere bakmakla kalmaz, o değerin neden değiştiğini ve vücutta neyi etkilediğini anlamaya çalışır.Kanı çoğu zaman sadece “akan bir sıvı” gibi düşünürüz ama aslında vücudun en yoğun çalışan sistemlerinden biridir.
Doku ve organlara oksijen taşır, besinleri ulaştırır, hücrelerin ihtiyaç duyduğu maddeleri adrese teslim eder. Bununla da yetinmez; mikroplara, enfeksiyonlara ve çevreden gelen pek çok zararlı etkene karşı savunma hattının tam merkezinde yer alır.Yapısına baktığımızda kan, plazma adı verilen sıvı bir bölüm ve bu sıvının içinde dolaşan üç temel hücre grubundan oluşur. Kırmızı kan hücreleri, yani alyuvarlar (eritrositler), dokuların oksijensiz kalmamasını sağlar. Beyaz kan hücreleri (lökositler), bağışıklık sisteminin en aktif elemanlarıdır ve vücudu yabancı maddelere karşı korur. Trombositler ise kanamayı durduran, pıhtılaşmayı sağlayan küçük ama hayati hücrelerdir.
Bu hücrelerin tamamı kemik iliğinde bulunan kök hücrelerden üretilir. Her birinin belirli bir ömrü vardır; görevini tamamlayan hücreler parçalanır ve yerlerine yenileri yapılır. Kemik iliği bu üretimi durmaksızın sürdürdüğü için, kan hücrelerinin sayısı normal şartlarda belli bir denge içinde kalır. Bu denge bozulduğunda ise hematolojinin alanına giren tablolar ortaya çıkar.Lenf bezleri, timus ve dalak da bu sistemin sessiz ama çok önemli parçalarıdır. Beyaz kan hücreleriyle birlikte çalışarak bağışıklık sistemini ayakta tutarlar. Kısacası hematoloji, yalnızca kanla sınırlı olmayan; vücudun savunma ve yaşam dengesini yöneten temel sistemleri anlamaya odaklanan bir bilim dalıdır.