Organization Accredited by Joint Commission International
Okul öncesi ve okul çağı beslenmesi

Okul öncesi ve okul çağı beslenmesi

Okul öncesi ve okul çağı beslenmesi

Çocuk beslenmesi dendiğinde işin mutfağı kadar sofradaki atmosfer de önemlidir. Özellikle okul öncesi ve okul çağında, yeme alışkanlıkları sessizce ama kalıcı şekilde yerleşir. Bugün “bir lokma daha” diye ikna etmeye çalıştığınız çocuk, aslında gelecekte nasıl besleneceğinin ipuçlarını veriyordur. Okul öncesi dönemde çocuklar hızlı büyür ama iştahları her gün aynı olmaz. Bir gün her şeyi silip süpürürken, ertesi gün sevdiği yemeğe bile burun kıvırabilirler. Bu dalgalanmalar çoğu zaman aileleri endişelendirir; oysa çoğu durumda bu durum son derece doğaldır. Önemli olan tek öğüne değil, haftalık genel beslenme dengesine bakmaktır. Bu yaş grubunda baskıyla yedirilen yemekler, ilerleyen yıllarda yemekle kurulan ilişkiyi olumsuz etkileyebilir. Okul çağına gelindiğinde ise tablo biraz değişir. Artık çocuklar sadece evde değil; okulda, kantinde, arkadaş ortamında da beslenir. Bu da dış etkenlerin devreye girdiği anlamına gelir. Kahvaltı bu dönemde ayrı bir önem kazanır. Güne aç başlayan bir çocuğun derslere odaklanması zorlaşır, enerjisi çabuk düşer. Basit ama dengeli bir kahvaltı bile, çocuğun gün içindeki performansını ciddi şekilde etkileyebilir. Bu yaş grubunda karbonhidratlar hâlâ önemli bir enerji kaynağıdır; ancak burada seçimin niteliği devreye girer. Beyaz ekmek ve şekerli atıştırmalıklar yerine tam tahıllar, meyve ve yoğurt gibi seçenekler hem daha uzun süre tok tutar hem de kan şekerini dengeler. Protein ise büyümenin sessiz destekçisidir. Et, tavuk, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri bu dönemde sofrada mutlaka yer almalıdır. Bir de sık atlanan ama çok kritik bir konu var: ara öğünler. Okuldan çıkan çocuğun eline geçen her paketli gıda masum değildir. Evden hazırlanan küçük sandviçler, meyve, kuruyemiş ya da yoğurt gibi seçenekler hem daha güvenlidir hem de çocuğa doğru örnek olur. Çünkü çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapar. Son olarak şunu unutmamak gerekir: Beslenme, sadece karın doyurmak değildir. Ailece yenilen yemekler, sofrada kurulan iletişim, çocuğun yemeğe bakışını şekillendirir. Sağlıklı beslenen bir çocuk yetiştirmek, mükemmel tabaklar hazırlamaktan çok, sürdürülebilir alışkanlıklar kazandırmakla ilgilidir. Bugün atılan küçük adımlar, yarının sağlıklı yetişkinlerini oluşturur.

İlginizi Çekebilir