Organization Accredited by Joint Commission International
Ergenlik dönemi beslenmesi

Ergenlik dönemi beslenmesi

Ergenlik Dönemi Beslenmesi

Ergenlik, bedenin bir anda hızlandığı, duyguların iniş çıkış yaşadığı, aynaya bakışın bile değiştiği bir dönemdir. Bu kadar çok şey olurken beslenmenin arka planda kalması çok kolaydır. Oysa tam da bu yıllarda, vücut adeta “bana doğru yakıtı ver” diye sinyal gönderir.Bu dönemde büyüme hızı artar; kemikler uzar, kas yapısı değişir, hormonlar devreye girer. Dolayısıyla enerji ve besin ihtiyacı çocukluk dönemine göre belirgin şekilde yükselir. Ama işin zor tarafı şudur: Ergenler çoğu zaman ya öğün atlar ya da hızlı, doyurucu ama besin değeri düşük yiyeceklere yönelir. Bir bakmışsınız sabah kahvaltısı yok, öğlen tost–kola, akşam ise geç saatte düzensiz bir yemek.Oysa düzenli öğünler bu yaş grubunda sadece fiziksel gelişim için değil, dikkat, öğrenme ve ruh hali için de kritik öneme sahiptir. Özellikle kahvaltı… Güne aç başlayan bir ergenin derse odaklanması da, enerjisini dengede tutması da zorlaşır. Mükemmel olmak zorunda değil; bir bardak süt, bir yumurta, biraz ekmek bile büyük fark yaratır.Protein, ergenlikte sessiz kahramandır. Kas gelişimi, boy uzaması ve doku onarımı için vazgeçilmezdir. Et, tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri ve baklagiller bu yüzden sofrada düzenli yer almalıdır. Kalsiyum ve D vitamini ise kemik sağlığı için olmazsa olmazdır; çünkü bu dönemde kazanılan kemik kütlesi, ileriki yaşların temelini oluşturur.Bir diğer hassas konu beden algısıdır. Ergenlikte kilo, görünüm ve sosyal baskılar devreye girer. Bilinçsiz diyetler, öğün atlama ya da tek tip beslenme girişimleri bu dönemde sık görülür ve ciddi riskler taşır. Burada yasaklamak yerine konuşmak, yargılamadan dinlemek çok daha etkilidir. Sağlıklı beslenmenin “zayıflamak” değil, “vücudu desteklemek” olduğu anlatılmalıdır.Ara öğünler de küçümsenmemelidir. Okul sonrası yaşanan ani açlık atakları genellikle abur cuburla bastırılır. Oysa evde bulunan bir meyve, yoğurt ya da bir avuç kuruyemiş hem daha doyurucu hem de daha dengelidir.Sonuçta ergenlik dönemi beslenmesi, sadece ne yendiğiyle değil, yemekle kurulan ilişkiyle ilgilidir. Baskıdan uzak, gerçekçi ve sürdürülebilir bir yaklaşım benimsendiğinde, bu dönem hem beden hem de zihin için çok daha sağlıklı atlatılır. Bugün kazanılan alışkanlıklar, fark edilmeden yetişkinliğe taşınır.

İlginizi Çekebilir