Boyun-Kol Ağrısı
Boyun – Kol Ağrısı
Boyun ağrısı, çoğu zaman günlük hayatın içine sinsice yerleşen bir sorun. Yanlış duruş, uzun saatler bilgisayar başında kalmak, ani bir zorlanma ya da eski bir travma… Bazen tek bir neden, bazen de birkaç etken bir araya gelerek boyunda ağrıya ve hareket kısıtlılığına yol açabiliyor. Üstelik iş sadece boyunla da sınırlı kalmayıp kola kadar uzanabiliyor.
Boyun Ağrısı Neden Ortaya Çıkar?
Boyun bölgesi oldukça hassas bir yapıya sahiptir. Yaralanmalar, kötü duruş alışkanlıkları, kasların gereğinden fazla zorlanması, zamanla oluşan yıpranmalar ya da bazı hastalıklar boyun ağrısının temel nedenleri arasında yer alır. Bu faktörlerden biri bile boyun hareketlerini kısıtlamaya ve günlük yaşamı zorlaştırmaya yetebilir.
Boyunda Sinir Sıkışması Nasıl Gelişir?
Boyunda sinir sıkışmasının en sık nedenlerinden biri disklerin fıtıklaşmasıdır. Bunun yanı sıra eklemlerde oluşan kireçlenmeler, darbeler ya da yaşa bağlı dejeneratif değişiklikler de sinirler üzerinde baskı oluşturabilir. Özellikle ileri yaşlarda disklerde ve eklemlerde meydana gelen doğal aşınmalar bu riski artırır.Gençlerde ise tablo genellikle boyun fıtığı ile karşımıza çıkar. Boyun omurları arasında yer alan diskler, bir nevi yastık görevi görür. İç kısmında jel kıvamında bir yapı, dış kısmında ise onu saran daha sert bir tabaka bulunur. Zamanla ya da ani ve ters bir hareket sonrasında bu dış tabaka yırtılabilir. İçteki jelimsi yapı dışarı doğru taşarak, omurilikten kola uzanan sinirlere baskı yapar. Bu baskı sadece ağrıya değil, çevre dokularda iltihabi bir yanıt oluşmasına da neden olur. Sonuçta boyundan kola yayılan ağrıya; uyuşma, karıncalanma ve bazen de güç kaybı eşlik edebilir.
Sinir Sıkışmasının Belirtileri Nelerdir?
En sık karşılaşılan belirti, boyundan kola, omuza, göğse doğru yayılan ağrıdır. Bunun yanında elde ve parmaklarda uyuşma, karıncalanma hissi ve kas gücünde azalma görülebilir. Bazı hastalar, ellerini kullanırken eskisi kadar becerikli olamadıklarını, düğme ilikleme ya da küçük işleri yaparken zorlandıklarını da fark ederler. Bu durum koordinasyon kaybının bir işareti olabilir.
Boyun – Kol Ağrısında Tedavi Nasıl Planlanır?
Tedavide temel hedef iki yönlüdür: sinir üzerindeki baskıyı azaltmak ve hastanın şikâyetlerini hafifletmek. İlk aşamada genellikle istirahat ve ilaç tedavisi önerilir. Ardından fizik tedavi devreye girer. Boyun çekme (traksiyon) uygulamaları, özel boyun egzersizleri ve ağrıyı azaltmaya yönelik fizik tedavi yöntemleri bu sürecin önemli parçalarıdır.Fizik tedavinin yeterli olmadığı durumlarda, günümüzde gelişen teknikler sayesinde ince iğneler veya kateterler yardımıyla problemli bölgeye ilaç uygulamaları yapılabilmektedir. Ayrıca disk içi basıncı azaltmayı hedefleyen modern yöntemlerle de ağrının belirgin şekilde hafifletilmesi mümkün olabilmektedir.Eğer sinir üzerindeki baskı çok ileri düzeydeyse, kas güçsüzlüğü belirginleşmişse ya da diğer tedavilere yanıt alınamıyorsa cerrahi seçenekler gündeme gelir. Bu durumda fıtıklaşan disk parçasının çıkarılması veya sinirin omurgadan çıktığı alanın genişletilmesi amaçlanır.
Tedaviden Sonra Ne Yapılmalı?
Hangi tedavi yöntemi uygulanırsa uygulansın, iş burada bitmez. Düzenli boyun egzersizlerinin yapılması ve boynu koruyucu alışkanlıkların kazanılması, ağrının tekrar etmesini önlemede büyük önem taşır. Doğru duruş, ergonomik çalışma ortamı ve boynu zorlayan ani hareketlerden kaçınmak, uzun vadede en az tedavi kadar etkili olabilir.Kısacası boyun–kol ağrısı kader değildir. Doğru değerlendirme, uygun tedavi ve sonrasında gösterilen özenle, bu ağrılar büyük ölçüde kontrol altına alınabilir.