Kolposkopi Nedir, Neden Yapılır?
Kadın sağlığı açısından düzenli jinekolojik kontroller, erken teşhis ve tedavi için büyük önem taşır. Bu kontroller sırasında yapılan Pap smear veya HPV testi gibi tarama testleri, rahim ağzında (servikste) oluşabilecek hücresel değişiklikleri erken dönemde saptamayı amaçlar. Eğer bu testlerde bir problem izlenirse hastaya daha detaylı değerlendirme için yapılması gereken işlem kolposkopidir. Kolposkopi, rahim ağzı, vajina ve vulva dokularının özel bir mikroskop olan kolposkop ile büyütülerek incelendiği bir tanı yöntemidir. Kolposkop, ucunda ışık ve mercek sistemi bulunan, dışarıdan vajina girişine yaklaştırılarak kullanılan bir cihazdır. Bu işlem sırasında vücuda herhangi bir kesi yapılmaz, yani cerrahi olmayan bir tanı yöntemidir. Kolposkopi sayesinde rahim ağzındaki hücreler yaklaşık 10–40 kat büyütülerek detaylı bir şekilde incelenebilir. Bu sayede, gözle görülmesi zor olan erken dönem hücre değişiklikleri veya lezyonlar tespit edilebilir.
Kolposkopi, çoğunlukla Pap smear sonucunda anormallik saptandığında uygulanır. Bunun dışında şu durumlarda da önerilebilir:
HPV testi pozitif çıkan hastalarda, özellikle yüksek riskli HPV tipleri saptanmışsa,
Servikste lezyon veya yara (erozyon) görülmüşse,
Rahim ağzında kanama, ilişki sonrası lekelenme gibi şikâyetler varsa,
Vajinal bölgede şüpheli görünümlü alanlar fark edilmişse,
Servikal biyopsi sonrası takip gerekiyorsa.
Yani kolposkopi, rahim ağzında olası kanser öncüsü hücresel değişikliklerin saptanması ve gerektiğinde biyopsi alınması amacıyla yapılır.
Kolposkopi işlemi genellikle muayenehane ortamında ve anestezi gerektirmeden yapılır. İşlem yaklaşık 10–20 dakika sürer.
İşlem adımları şu şekildedir:
1.Hasta jinekolojik muayene pozisyonuna alınır.
2. Vajina içine spekulum yerleştirilerek rahim ağzı görünür hale getirilir.
3. Kolposkop cihazı vajinaya yaklaştırılır, ancak vücut içine girmez.
4. Rahim ağzına özel solüsyonlar (genellikle asetik asit ve lugol solüsyonu) sürülür. Bu sıvılar, anormal hücrelerin belirginleşmesini sağlar.
5. Doktor rahim ağzını büyütülmüş şekilde değerlendirir. Şüpheli alanlar saptanırsa, biyopsi alınabilir.
Biyopsi, küçük doku örneklerinin alınması işlemidir ve genellikle hafif bir batma hissi dışında ciddi bir ağrı oluşturmaz.
Kolposkopi sonrası genellikle günlük hayata hemen dönülebilir. Ancak biyopsi yapılmışsa birkaç gün boyunca hafif vajinal akıntı veya lekelenme tarzı kanama görülebilir. Bu süreçte:
3–5 gün kadar cinsel ilişkiye ara verilmesi,
Vajinal duş, tampon veya havuza girilmemesi,
Doktorun önerdiği şekilde hafif ağrı kesicilerin kullanılabilmesi önerilir.
Ağır kanama, ateş veya kötü kokulu akıntı gelişirse mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Kolposkopi sonrası alınan biyopsi örnekleri laboratuvarda incelenir. Sonuçlara göre farklı tanılar konabilir:
Normal doku (negatif sonuç): Herhangi bir anormallik yoktur. Rutin takip yeterlidir.
Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN): Bu, rahim ağzı hücrelerinde kanser öncesi değişiklik olduğunu gösterir.
CIN 1: Hafif değişiklik, genellikle kendiliğinden düzelebilir.
CIN 2–3: Daha ileri değişikliklerdir, tedavi (LEEP, konizasyon gibi) gerekebilir.
Kanser şüphesi veya erken evre kanser: Nadir de olsa saptanabilir; bu durumda ileri tedavi planlanır.
Kolposkopi, rahim ağzı kanserinin erken tanısında kritik bir rol oynar. Çünkü rahim ağzı kanseri, genellikle yavaş ilerleyen bir hastalıktır ve öncül lezyonları yıllar öncesinden tespit etmek mümkündür. Bu lezyonlar erken dönemde fark edilirse, basit tedavi yöntemleriyle tamamen iyileşme sağlanabilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre rahim ağzı kanseri, HPV’ye bağlı gelişen en yaygın kanserlerden biridir. Ancak düzenli taramalar ve gerektiğinde yapılan kolposkopiler sayesinde bu kanser türü neredeyse tamamen önlenebilir hale gelmiştir. Sonuç olarak kolposkopi, kadın sağlığını korumada önemli bir tanı aracıdır. Rahim ağzında hücresel değişikliklerin erken dönemde fark edilmesini sağlar ve gerekirse uygun tedaviye yönlendirir. Korkulacak bir işlem değildir; kısa sürede tamamlanır, ağrısızdır ve hayat kurtarıcı olabilir. Kadınların düzenli smear testlerini yaptırması ve doktor önerisiyle kolposkopi incelemesinden geçmesi, rahim ağzı kanserine karşı en etkili korunma yollarından biridir. Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır.